2020 Yılında Eğitimde Dijitalleşme ve Trendler

Posted by

Teknolojinin hayatın her alanına dahil olmasıyla beraber eğitimde de istikrarlı bir şekilde büyüyerek yerini alıyor. Bu noktada dikkat edilmesi gereken eğitimde dijitalleşmenin hemen olmayacağı. 2020 yılında eğitim pazarının yaklaşık %3’ünü kapsayan eğitim teknolojilerinin 2025 yılında %5’i aşması beklenmiyor. Ama eğitim teknolojileri pazardaki önemini arttırırken eğitim pazarı da genişlemeye devam ediyor. 2025 yılına kadar öğrenci sayısının günümüzdekinden yarım milyar daha fazla olması tahmin ediliyor.

Düzenli olarak artan eğitim pazarında kalıcı bir şekilde yerini alan eğitim teknolojilerinin birbirinden farklı birçok alanı var. Burada bahsedilen dört trend ise eğitimi en çok şekillendirecek ve en çok faydayı sağlayacak dört trend.

Kapsayıcı Öğrenme, AR/VR Teknolojileri

İngilizcesi “immersive learning” olan kapsayıcı öğrenme, sanal veya fiziksel olarak bireylerin olası senaryolar içerisine belirli teknik ve becerileri öğrenmek için yerleştirmesi anlamına geliyor. Bu eğitim yöntemi sayesinde deneyimlemek bilgilerden ön plana çıkartılıyor ve bilgilerin kalıcılığı ve gerçek durumlarla örtüşmesi sağlanıyor. Bu yöntem anaokulu öğrencilerinden nitelikli işçi yetiştirmeye birçok alanda kullanılmaya müsait. Gelişen AR/VR teknolojilerini de bu yöntemle bütünleşik kullanmak yöntemi daha da cazip kılıyor.

Eğitimde AR/VR teknolojileri harcamalarının 2025 yılına kadar 12.6 milyar dolar seviyesine çıkacağı tahmin ediliyor ve bu yöndeki harcamaların eğitim kurumları değil, nitelikli işçi eğitiminde şirketler tarafından kullanılması bekleniyor. Bu teknolojilere yapılan yatırımlar, teknolojiye artan ilgiyle beraber iyi bir dönüş sağlayabilir.

Blockzincir

Birçok sektör gibi eğitimde de veri güvenliği ve güvenirliği önemli bir konu. Blokzincir’in eğitimde öne çıkan kullanım alanı ise derece belgeleme, sertifikalandırma ve diploma işlemleri. Gartner’ın 2019 yılında yapmış olduğu anket sonucu yüksek eğitim kurumlarının %2’sinin blokzincir kullanımına başladığını, %18’in ise kullanımına 2 yıl içerisinde başlayacaklarını söylediklerini ortaya çıkardı.  Blokzincirin belge düzenlemede ve depolamadaki 3 temel avantajı ise şu şekilde:

Belgelerin Güvenliği

Belgelerin ne olursa olsun bir kopyası internette erişilebilir halde bulunuyor ve bu belgelerin silinmesi neredeyse imkânsız.

Belgelerin Güvenirliliği

Belgelerin aracı bir kuruma ihtiyaç kalmadan doğrulanabilmesi hem bireyler açısından hem de doğrulama yapmak isteyen kurumlar açısından büyük kolaylık sağlıyor.

Verimlilik

Blokzincirle düzenlenen belgeleri kullanmak, özgeçmiş sahtekarlığı gibi bir sürü yalan beyan sıkıntısını ortadan kaldırıyor. Yanlış işe alımların yarısından fazlası hatalı özgeçmiş beyanı yüzünden oluyor ve tek bir kötü işe alımın 7.000$ ile 50.000$ arası masraf yaratığı biliniyor.

E-Öğrenme

İnternetin bilgi transferi için kurulduğunu hepimiz biliyoruz. Bu sebepten e-öğrenmenin bir trend olmasına şaşırmamak gerek. Bu alanda bilinen EdX, Coursera, MasterClass ve Udemy gibi onlarca büyük e-öğrenme kurumu, Harvard ve IBM gibi büyük markalar ve sayamayacağımız kadar internette kendi eğitimlerini düzenleyen eğitmenler var. Bu durum da bize bu marketin doygun ve yeterli bir halde olduğunu düşündürtebilir, ama durum böyle değil.

Örnek olarak Çin pazarında faaliyet gösteren ve daha yeni 7.5 milyar dolar değerlemeyle yatırım turunu kapatan Yuanfudao gibi devleşmiş ve büyük ihtimalle çoğunuzun duymadığı bir kurumu örnek verebiliriz. Yuanfudao, bir çoğunuza ilk bakışta yeterince kalabalık ve doygun gibi gelebilecek olan e-öğrenme pazarının aslında daha çok yeni ve gelişmeye açık olduğunu ispatlar durumda. Bunun temel sebepleri kaliteli eğitimin anadilde olması gerekliliği ve her gün eğitimi alınabilecek yeni bilgilerin ortaya çıkması ve yeni teknolojilerin gelişmesi.

Yapay Zeka

Belirli süreçler sonucu işleri öğrenebilen yapay zeka aslında eğitim teknolojileri değil, genel olarak tüm dünyada bir trend olması söz konusu. İşleri daha pratik ve akıllı hale getiren yapay zeka uygulamaları verimliliği artırmayı ve masrafları düşürmeyi başarıyla sağlayabiliyor. Eğitim alanında ise iki ana kategoride yapay zekayı incelemek mümkün.

Eğitimde Kişiselleştirme

Bireylerin e-öğrenme aracılığıyla kendi eğitimlerine yatırım yapmaya başlamasıyla ve özelleştirilmiş eğitimin öneminin anlaşılmasıyla beraber eğitimde kişiselleştirme önemli bir konuma geldi. Milyonlarca kişiden oluşan kişiselleştirilmiş eğitim talebinin bilgisayar desteksiz olması mümkün değil. Bu konuda 2024 yılına kadar eğitim yönetim sistemlerinin %47’sinin yapay zeka destekli olması bekleniyor.

Eğitmen Desteği

Eğitmenler mesai vakitlerinin neredeyse yarısını doğrudan eğitimle alakalı olmayan ofis işleriyle geçirmek zorunda kalıyorlar. Yapay zeka ise birçok sektörde olduğu gibi burada da otomasyon ile ofis işlerini kolaylıkla halledebilir durumda.

Sonuç

Gelişen ve değeri gittikçe artan eğitim pazarında teknolojinin önemi gittikçe artmakta. Eğitim teknolojilerin hepsi hala gelişmeye açık ve henüz eğitim teknolojileri yolun başında. Güncel olaylar ışığında eğitimin öneminin daha da öne çıkacağını ve bu alandaki yatırımların artacağını beklemek yanlış olmayacaktır. 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir